BilgeForum.Com - Bilgi Paylaşım ve Sevgi Dolu Forum Sitesi  

Geri Dön   BilgeForum.Com - Bilgi Paylaşım ve Sevgi Dolu Forum Sitesi > Genel Konular > Kitap Özetleri - Kitap Tanıtımları > Kitap Özetleri

Etiketlenen üyelerin listesi

Yeni Konu Aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30.01.2017, 19:11   #1
 
mira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 06.12.2016
Üye No: 14
Mesaj: 62
Konu: 59
Şehir: Aydın
Takım: Beşiktaş
İlişki Durumu: Evli
Burç: İkizler Burcu
Aldığı Teşekkür: 0
Ettiği Teşekkür: 4
Standart Mutlaka Okunması Gereken 10 Türkçe Kitap

Mutlaka Okunması Gereken 10 Türkçe Kitap


Tabii ki okunması gereken Türkçe kitaplar 10’la sınırlı değil. Türk Edebiyatı’na giriş yapacaklar için okumaya başlayabilecekleri kitapları listeledik.

Yorumlar kısmında bu listede yer almayan ama sizin favori listenizde yer alan kitapları paylaşabilirsiniz.

1. Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali (1943)

“Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Bunun sebebi herhalde, ‘Bu öyle olmayabilirdi!’ düşüncesi.”

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

2. Yenişehir’de Bir Öğle Vakti – Sevgi Soysal (1973)

“İşte ben, bu alışkanlıklarından biri olmak istemem. Senin düzenle olan bağlarından biri. Sabahki diş fırçan, ya da kolunun altına sürdüğün deodorant, ya da yumurtalı şampuan olmak istemem. Bunların günlük mutluluğunda, rahatlığında belki sadece ufak bir payları var. İşte ben bu gündelik mutluluğun daha büyük bir payı olmak istemem. Yani daha rahat olman, korkmaman için örneğin, destek olamam sana. Düzenle bütün bağlarını koparabildiğin zaman, ki bu cesaret ister, bu cesareti gösterebildikten sonra zaten karanlıktan korkmayan biri olursun. O zaman yine beni seversen, bu sevgi kabulümdür. Tamam mı?”
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

3. Huzur – Ahmet Hamdi Tanpınar (1949)

“Sıkı bir nüfus siyasetine,sıkı bir istihsal siyasetine başlamamız lazım. Birtakım mekteplerimiz var; birçok şeyler öğretiyoruz. Fakat hep eksik olan bir memur kadrosunu doldurmak için çalışıyoruz. Bu kadro dolduğu gün ne yapacağız? Çocuklarımızı muayyen yaşlara kadar okutmayı âdet edindik. Bu çok güzel bir şey! Fakat günün birinde bu mektepler sadece işsiz adam çıkaracak, bir yığın yarı münevver hayatı kaplayacak… o zaman ne olacak? Kriz?”


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

4. Puslu Kıtalar Atlası – İhsan Oktay Anar (1995)

“Bütün bu sorular onun hiç mi hiç merakını uyandırmıyor, cevapları da onu zerre kadar ilgilendirmiyordu. İstediği şey, eski güzel, rahat, endişesiz ve tekdüze günlere dönmekti. İnsanların dünya karşısındaki kayıtsızlığını da işte tam bu anda kendi zihninde yakaladı ve babasının sözlerine bir anlam vermeyi başardı: Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazan o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir âlem kurup, keder ve ıstırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı. Oysa Uzun İhsan Efendi, Dünya’nın şahidi olmanın gerçek bir ibadet olduğunu sık sık söylerdi. Her insan şu ya da bu şekilde dünyayı okumalıydı. Kuran’ın kendisi peygamberin dünyayı nasıl okuduğuna bir örnekti ve onun ardında giden herkes, dünyayı onun gibi okuyup şehadetlerini yazmalı ve bunları başkalarına aktarmalıydı. Dünyaya şahit olmanın yolu ise maceranın kendisinden başka bir şey değildi. Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya’nın şahidi olmaktı.”

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

5. Gölgesizler – Hasan Ali Toptaş (1995)

“Göz göre göre yok olmuştu o; kendi görünürlüğünün derinliklerine çekilmişti. Her gün her yerde karşılaşılacaktı eskisi gibi, sesi işitilip kokusu duyulacak, ama asla ona ulaşılamayacaktı. Herhalde kendi varlığına karışarak yok olmak en akıllıca yöntemdi. Belki de bu yüzden delirmisti Cennet’in oğlu; kendini kendine gömebilmesi icin delirmesi, delirmesi için de herkesten akıllı davranması gerekmişti.”


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

6. Tutunamayanlar – Oğuz Atay (1972)

“Çok yükseğe çıkamam; bende yükseklik korkusu var. Kimseyi yarı yolda bırakamam; bende ‘alçaklık’ korkusu var. Hayatta silgim hep kalemimden önce bitti. Çünkü kendi doğrularımı yazacağım yere, tuttum başkalarının yanlışlarını sildim. Beklenen hep geç geliyor; geldiği zaman da insan başka yerlerde oluyor. Kimseye göstermem üzüntümü. Gündüz gülerim, geceleri yalnız ağlarım.”

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

7. Yorgun Savaşçı – Kemal Tahir (1965)

“Savaş meydanlarında ölümü kondurmamak nasıl yaşamanın kanunuysa, en umulmadık yerde yaşamayı alt etmesi de ölümün kanunu…”

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

8. Bir Gün Tek Başına – Vedat Türkali (1975)

“Taşları sürekli dönen bir değirmendir kafa dediğin, arasına bir şey koymazsan, kendi kendini öğütür, bitirir.”

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


9. Bir Düğün Gecesi – Adalet Ağaoğlu (1979)

“Bir insan narkoz almadan, kesilip biçilecek yerini uyuşturmadan kendini kendi eliyle ameliyat eder, bunu da ölmeden başarırsa, insanoğlu için yaşamın en güç yanını, adı yapayalnız olmak denen şeyi de başarır.”


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

10. Aylak Adam – Yusuf Atılgan (1959)

“- Ku.ya.ra ile A.da.ko, dedi.

– Ne o? Bir ilkçağ trajedisinin adı mı?

Bütün çağların trajedisi bu, Ku-ya-ra; ‘Kumda yatma rahatlığı.’ A-da-ko: ‘Ağaç dalı kompleksi. ‘ Şimdi kumda yattığım için ku-ya-ra diyorum. Kuyara alışılmış tatların sürüp gitmesindeki rahatlıktır. Düşünmeden uyuyuvermek. Biteviye geçen günlerin kolaylığı. Ya a-da-ko? Ağaç dalındaki, gövdeden ayrılma eğilimini fark ettin mi bilmem? Hep öteye uzar. Gövdenin toprağa kök salmış rahatlığından bir kaçıştır bu. Özgürlüğe susamışlıktır. Buna ben ‘ağaç dalı kompleksi’ diyorum. Genç hastalığıdır. Ağaç dalı kompleksine tutulmuş kişi tedirgindir. İnsanların ağaç dallarını budayıp, gövdeye yaklaştırdıkları gibi, yakınları onun içindeki bu adako’yu da budarlar. Onu gövdeden ayırmamak için ellerinden geleni yaparlar. Kimi insana yapılsa yararı olmaz. Asi daldır o. Ayrılır. Balta işlemez ona.”

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
mira isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
gereken, kitap, mutlaka, okunmasi, turkce


Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tavsiye Bölümü BilgeForum.Com
Sitemiz bir " paylaşım " sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabilmektedir. Bu sebepten ötürü, sitemiz üzerinden paylaşılan mesajlar, konular ve resimlerden doğabilecek olan yasal sorumluluklar paylaşan kullanıcıya aittir. IRCForumlari.Net hiçbir yasal sorumluluk kabul etmemektedir. Illegal herhangi bir faaliyet görülmesi durumunda admin@bilgeforum.com adresine mail atıldığı taktirde mesaj, konu ya da resim en fazla 24 saat içerisinde silinecektir.
Powered by vBulletin® Version 3.8.7 Copyright ©2000 - 2016, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

Site Sahibi: Hazan Media
Site Kurucu: Creation
Link Takas: Sohbet