05-31-2026, 09:15 PM
Hak Eden Bir Düşmana Kahriye Okunur mu?
Kahriye Risalesi
Giriş: İslam'da Adalet ve Dua Anlayışı
İslam inancında adalet, yalnızca ahirete ertelenen bir olgu değil, dünya hayatında da tecelli eden ilahi bir dengedir. Zulüm işleyen, haddi aşan ve özellikle Allah'ın dinine, peygamberine ve müminlere saldıranlar, ilahi adaletin tecellisine davetiye çıkarırlar. Bu bağlamda "Kahriye Duası", mazlumun zalim karşısında Allah'a sığınmasının ve ilahi kahredici gücü talep etmesinin bir ifadesidir.
Utbe bin Ebî Leheb Kıssası: İlahi Adaletin Tecellisi
Utbe'nin Düşmanlığı
Utbe bin Ebî Leheb, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) amcası Ebû Leheb'in oğluydu. Peygamberlik öncesinde, Hz. Muhammed (s.a.v.) ile akrabalık bağlarını güçlendirmek amacıyla Efendimizin kızı Hz. Rukiye (r.anha) ile evlendirilmişti.
Ancak nübüvvet vazifesi başlayıp İslam daveti ortaya çıkınca, Ebû Leheb ve ailesinin kin ve inatları öne çıktı. Babasının baskısıyla Utbe, Hz. Rukiye'yi terk ederek boşadı. Bu, sadece bir evliliğin sonu değil, aynı zamanda Haşimoğulları içindeki derin bir ayrılığın başlangıcıydı.
Utbe'nin düşmanlığı burada kalmadı. Necm Sûresi nazil olduktan sonra, Peygamber Efendimiz'in huzuruna gelerek hakaretler yağdırdı ve mübarek gömleğinden çekip yırttı. Bu, sözlü saldırının ötesinde fiziksel ve sembolik bir saygısızlıktı.
Peygamberin Duası
Bu çirkin saldırının ardından Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle dua etti:
"Allah'ım! Ona bir arslan gönder, onu yesin!"
Bu dua, kişisel bir öfke ifadesi değil, haddi aşmış bir zulme karşı ilahi adaletin tecellisi için bir niyazdı.
Duanın Kabulü
Utbe, bir ticaret kafilesiyle Şam'a giderken Ğadıra Vadisinde konakladı. Ebû Leheb, oğluna dair endişesini şu sözlerle ifade etti:
"Ey Kureyşliler! Oğlumu korumak için bir tedbir alın. Çünkü Muhammed ona beddua etti."
Tüm tedbirlere rağmen, gece bir arslan develerin arasından sızarak Utbe'yi buldu ve onu parçalayarak öldürdü. Kafiledeki hiç kimseye zarar vermedi. Bu olay, apaçık bir ilahi müdahale olarak kayıtlara geçti.
Kahriye Duası: Mazlumun Sığınağı
Hadis-i Şerif
"Mazlumun bedduasından sakınınız. Zira mazlumun bedduası ile Allah arasında perde yoktur."
(Buhârî, Müslim)
Duânın Mahiyeti
Kahriye Duası, zulme uğrayanların Allah'ın "Kahhar" (kahredici, her şeye galip gelen) ismiyle düşmanlarına karşı yardım dilemesidir. Temel mesajları:
Allah'ın kudreti her şeye yeter, kuluna şah damarından yakındır.
Geçmiş peygamberlerin düşmanlarının nasıl helak edildiği hatırlatılır (Firavun, Lut kavmi, Hud kavmi, Nuh kavmi, Fil ordusu).
Zalimlerin hile, büyü ve saldırılarından Allah'a sığınılır.
"Yâ Kahhâr" zikriyle Allah'ın kahredici gücünün tecellisi niyaz edilir.
Sonuç
Utbe bin Ebî Leheb kıssası, İslam inancındaki ilahi adalet anlayışının somut bir örneğidir. Bu olay bize şunu öğretir: Zulmeden, hak ettiği karşılığı mutlaka bulur. Bu, dünyada da olabilir, ahirette de. Mazlumun ahı ise, arşın titrediği, kabul olunmuş bir duadır.
Kahriye Duası, mazlumun zalim karşısında çaresiz olmadığını, Allah'ın kahredici gücüne sığınarak ilahi adaleti talep edebileceğini hatırlatır. Ancak unutulmamalıdır ki:
Dua, kişisel hesaplaşma aracı değil, ilahi adalete havale etme vesilesidir.
Mümin, öncelikle sabır ve af yolunu tercih etmeli, zulüm haddi aştığında ilahi adalete sığınmalıdır.
Duanın kabulü, Allah'ın takdirine bağlıdır; her beddua kabul olunmaz, her zalim hemen cezalandırılmaz.
Nihai adaletin sahibi olan Allah, her zaman mazlumun yanındadır. Bu, müminin en büyük tesellisidir.
"Allah zalimleri sevmez." (Âl-i İmrân, 57)
HiZBÜL GÂRIYE
Kahriye Duası Budur
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
Yâ Mücîbe'l-muztarîn! Yâ Gıyâse'l-müstağîsîn! Yâ Kâle'l-hısnî'l-manî'! ağîsnî
Ey Rabbim! Ey kendisine yakın olana, kendisinden daha yakın olan Rabbim! Şah damarından daha yakın olan Rabbim! Yarattığı kullarına şah damarından daha yakın olan Rabbim! Ey gücü her şeye yeten Rabbim!
Dağların Hakimi, göllerin Hakimi, denizlerin Hakimi, insanların Hakimi, hayvanların Hakimi, bitkilerin Hakimi, cinlerin ve meleklerin Hakimi, kâinatın Hakimi olan Allah'ım!
Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehul mulku ve lehul hamdu ve huve alâ kulli şey'in kadîr.
Allah'tan başka ilah yoktur. O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır. Ve O, her şeye kadirdir.
Hükmüyle her şeye kadir olan rabbim, Benim ile husumetlim olan düşmanlarımın arasındaki davada, bana yaptıkları haksız saldırılara karşı onların hesabını sen gör, ya Rabbi!
Ey denizin derinliklerinde Yunus'un (a.s.) sesini duyan Rabb'im, sesimi duy, duama icabet et!
Ey yakınlardan yakın olan Rabb'im! Ey gariplerin sesini duyan Rabb'im! Ey kimsesizlerin sesini duyan Rabb'im! Sana inanan kullarına yardım et, ya Rabbi!
Düşmanlarım her türlü hileyle, sihirle, büyüyle, elleriyle, dilleriyle bana ve aileme saldırıyorlar. Düşmanlarımızı sana havale ettim, ya Rabbi!
Ey kahrettiğini yerle bir eden! Ey nice milletleri yer altına indiren, denizlerin dibine gömen, dağların altına gömen! Seslerini, soluklarını kesen, bir daha sesleri gelmeyecek şekilde cehennemin dibine gömen Rabb'im!
Ey kahrı perişan eden Rabb'im! Düşmanlarım, hizbi ve yandaşları bana ve aileme zulmettiler. İşime, aşıma, parama, puluma, evime, barkıma, sağlığıma, çoluk-çocuğuma elleriyle ve dilleriyle zulmettiler. Bu zalimlerin hakkından ancak sen gelirsin. Yardımcım sensin, ya Rabbi!
Ey Musa'nın (a.s.) düşmanlarını denizin dibine gark eden Rabb'im!
Ey Lut'un (a.s.) düşmanlarını yanardağ ile yakıp kavuran Rabb'im!
Ey Hud'un (a.s.) düşmanlarını fırtınayla helak eden Rabb'im!
Ey Nuh'un (a.s.) düşmanlarını suda boğan Rabb'im!
"Yâ Mücîbe'l-muztarîn!" = "Ey çaresizlerin duasına icabet eden!"
"Yâ Gıyâse'l-müstağîsîn!" = "Ey yardım isteyenlerin imdadına yetişen!"
"Yâ Hısnâ'l-manî'!" = "Ey koruyucu, sağlam kale!"
"Lâ ilâhe illallâh" ise manevi bir kaledir; duvarları tevhid ile örülmüş, mümini koruyan bir zırhtır. Biz o kaleye sığındık.
Ey intikam alıcıların en yücesi! Benim ve ailemin intikamını da al, ya Rabbi! Acilen, acilen ve acilen bu duama icabet et, ya Rabbi!
Ben ve ailem sana iman ettik, sana inandık, sana güvendik, sana dayandık. Yardımcımız sensin, ya Rabb'im!
Ey imdat edenlerin en yücesi! Ey sığınılacak en büyük kale!
"Lâ ilâhe illallah" kalemdir buyurdun. Sana iman ettik, senden başka ilah olmadığına iman ettik. "Lâ ilâhe illallâh" ise manevi bir kaledir; duvarları tevhid ile örülmüş, mümini koruyan bir zırhtır. Biz o kaleye sığındık. Koru bizi Rabbim.
Beni ve ailemi, bu zalim düşmanlarımın, hizbinin, yandaşlarının ve ordularının şerrinden sen koru, ya Rabbi!
Katında bir nebze değerimiz varsa, bizi haksız zulme uğratan bu şeytanlaşmış insanların şerrinden bizi sen koru. Onların haddini, hesabını sen bilirsin. Bir daha o düşmanlıkları yapamayacakları şekilde acilen hesaplarını gör. Ummadıkları yerden karşılarına, haddinden gelemeyecekleri düşmanlar çıkar, yâ Rabbi!"
Ey fil ordusunu siccîn taşlarıyla delik deşik eden Rabb'im! Bu şeytanlaşmış insanları ve ordularını siccînlerle delik deşik et, ya Rabbi!
Senin ordularının hesabını kimse bilemez. Gizli ve aşikâr ordularınla bana ve aileme yardım et, ya Rabbi!
Zalimlerin hakkından ancak sen gelirsin, ya Rabbi!
Kahhar isminin hürmetine düşmanlarımı kahrı perişan eyle, ya Rabbi!
Yâ Kahhâr (200 defa)
Vehüvel gâhiru vâhidil kahhâr (7 defa)
Yâ Kahhâr (40 defa)
Vehüvel gâhiru yâ vâhidel kahhâr (7 defa)
Yâ Gâhiru, yâ Gâhiru, yâ Gâhiru (3 defa)
Vehüvel gâhiru yâ vâhdel kahhâr (7 defa)
Kahhar isminin hürmetine düşmanlarımı kahrı perişan eyle, ya Rabbi! Onların ordularını ve yandaşlarını da kahrı perişan eyle, ya Rabbi!
Âmîn! Rabbena vetekabbel bi duai! Rabbenağfirli veli valid eyye velil müminine yevme yekumül hisab! İstecib duaene bi rahmetike ya Erhamerrahimin!
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel kâfirîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel kâfirîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel müşrikîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel müşrikîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel münâfikîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel münâfikîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel hâsidîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel hâsidîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel fâsıkîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel fâsıkîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel hâinîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel hâinîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel kâzibîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel kâzibîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel müfsidîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel müfsidîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel müsrifîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel müsrifîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel aduvvîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel aduvvîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmes sâhirîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmes sâhirîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmin neffâsâtil ukad, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmin neffâsâtil ukad.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel mücrimîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel mücrimîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmez zâlimîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmez zâlimîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel vahşiyîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel vahşiyîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmis seyyi'etil müseyyiîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmis seyyi'etil müseyyiîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmil hıyelil küllü mütehayyilîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmil hıyelil küllü mütehayyilîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmin nazerel hâinîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmin nazerel hâinîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmil keşfel küfril kâşifîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmil keşfel küfril kâşifîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmiş şemâteti küllü şâmitîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmiş şemâteti küllü şâmitîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmil 'amelil bahîlîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmil 'amelil bahîlîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmil gafelel gâfilîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmil gafelel gâfilîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmil 'amelil yürâun, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmil 'amelil yürâun.
(Burada "yürâun"; malıyla caka satan, gösteriş yapan, kibirlenen, "ben varım sen yoksun" havasındaki ahmaklar demektir.)
Vallâhu lâ yuhibbu kavmil 'acelel küllü mu'accilîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmil 'acelel küllü mu'accilîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmit tecâveze'l mütecâvizîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmit tecâveze'l mütecâvizîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmil inkâre'l münkirîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmil inkâre'l münkirîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmil iftirâe'l müfterîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmil iftirâe'l müfterîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmis serîgale'l müserigûn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmis serîgale'l müserigûn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmin nâkısa'l munkısûn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmin nâkısa'l munkısûn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmed deccâl ve havâssahû, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmed deccâl ve havâssahû. Ve eûzü bike yâ Rabbi en yahdurûn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmeş şeytânirracîm ve hizbihî, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmeş şeytânirracîm ve hizbihî. Ve eûzü bike yâ Rabbi en yahdurûn.
Ve küllün kânû zâlimîn. İnnallâhe lâ yehdîl kavmez zâlimîn.
E lâ la'netullâhi alez zâlimîn!
Ve men yürid fîhi bi ilhâdin bi zulmin nüzıkhü min azâbin elîm. İnnehû lâ yüflihuz zâlimûn.
Rabbenâ! İnneke men tüdḫili'n-nâre fekad ahzeytehû, vemâ liz zâlimîne min ensâr.
İnnehüm seyuğrakûne ğarkan. İnnehüm muğrakûn.
Rabbenâ! İnneke men tüdḫili'n-nâre fekad ahzeytehû, vemâ liz zâlimîne min ensâr.
Ve hum zâlimûn, innehüm muğrakûn.
Fe lemmâ ehazethümut tûfânu ve ağrakahüm, kulil hamdü lillâhillezî neccânâ minel kavmiz zâlimîn.
Eûzü billâhi mineş şeytânirracîm.
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Elhamdü lillâhi rabbil âlemîn. Errahmânirrahîm. Mâliki yevmid dîn. İyyâke na'budü ve iyyâke neste'în. İhdinas sırâtal mustakîm. Sırâtallezîne en'amte aleyhim, gayril mağdûbi aleyhim ve led dâllîn.
Rabbenâ âtinâ fid dünyâ haseneten ve fil âhireti haseneten ve gınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn.
Rabbenâğfirlî ve li vâlideyye ve lil mü'minîne yevme yekumül hisâb.
Âmîn, âmîn, âmîn.
Ve selamün alel mürselin velhamdülillahi rabbil alemin.
"Bismillâhirrahmânirrahîm."
"Kul huvallâhu ehad. Allâhus samed. Lem yelid ve lem yûled, ve lem yekun lehû küfüven ehad." (3 defa)
"Eûzu billâhi mineş-şeytânir racîm."
"Bismillâhirrahmânirrahîm."
"Elhamdulillâhi rabbil âlemîn, errahmânirrahîm, mâliki yevmid dîn. İyyâke na'budu ve iyyâke neste'în. İhdinas sırâtal mustakîm, sırâtallezîne en'amte aleyhim, gayril mağdûbi aleyhim ve led dâllîn."
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil
Ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr, ğufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. Mâ eğnâ anhu mâluhû ve mâ keseb. Seyeslâ nâren zâte leheb. Vemraetuhû hammâletelhatab. Fî cî dihâ hablun min mesed.
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Elem tera keyfe fe’ale rabbuke biashâbilfîl. Elem yec’al keydehum fî tadlîl. Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl. Termîhim bihicâratin min siccîl. Fece’alehum ke’asfin me’kûl.
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Li’î lâfi Kurayş’in. Îlâfihim rihleteşşitâi vessayf. Felya’budû rabbe hâzelbeyt. Ellezî et’amehum min cû’in ve âmenehum min havf.
Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag.
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim.
Bismillâhirrahmânirrahîm
Allâhümme bi sâtaveti ceberûti kahrike, ve bi sur’ati igâseti nasrike, ve bi gayretike lintihâki hurumâtike, ve bi himâyetike li meni’htemâ bi âyâtike.
Nes’elüke yâ Allâhü yâ Karîbü yâ Semî’u yâ Mücîbü, yâ Serî’u, yâ Müntekımü, yâ Şedîdel batşi, yâ Cebbârü yâ Kahhârü, yâ men lâ yu’cizühû kahru’l-cebâbireti, ve lâ ya’zümü aleyhi helâkü’l-mütemirrideti mine’l-mülûki ve’l-ekâsırati, en tec’ale keyde men kâdenî fî nahrihî ve mekre men mekere bî âiden aleyhi, ve hufrate men hafere lî vâkıan fîhâ, ve men nasabe lî şebekete’l-hidâ’ı’c’alhü yâ Seyyidî müsâkan ileyhâ ve musâdan fîhâ ve esîren ledeyhâ.
Allâhümme bi hakkı “Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd” ikfinâ hemme’l-üdâ ve likkıhimür-redâ vec’alhüm li külli habîbin fedâ ve sellit aleyhim âcile’n-nıkmeti fi’l-yevmi ve’l-gadâ.
Allâhümme beddid şemlehüm, Allâhümme ferrik cem’ahüm, Allâhümme kellil adedehüm, Allâhümme füllil haddehüm, Allâhümmec’alid-dâirete aleyhim, Allâhümme evsılil’azâbe ileyhim, Allâhümme ahric-hüm an dâiretil-hılmi veslüb-hüm mededel-imhâli ve gull eydîyehim verbit alâ kulûbihim ve lâ tübelliğ-hümül-âmâl. Allâhümme mezzık-hüm külle mümezzakın mezzaktehü li a’dâike intisâren li enbiyâike ve rusülike ve evliyâike.
Allâhümme’ntasır lenâ intisârake li ehbâbike alâ a’dâike.
Allâhümme lâ tümekkini’l-a’dâe fînâ, ve lâ tüsellıt-hüm aleynâ bi zünûbinâ.
Hâmîm, Hâmîm, Hâmîm, Hâmîm, Hâmîm, Hâmîm, Hâmîm. Hummel-emru ve câe’n-nasru fe aleynâ lâ yunsarûn.
Hâmîm, Ayn-Sîn-Kâf. Himâyetünâ ve vikâyetünâ mimmâ nahâf. Allâhümme kınâ şerre’l-esvâi ve lâ tec’alnâ mehallen li’l-belâyâ. Allâhümme a’tınâ emeler-recâi ve fevka’l-emeli. Yâ Hû, Yâ Hû, Yâ Hû. Yâ men bi fadlihî li fadlihî nes’elü. Nes’elüke’l-acele’l-acele’l-acele. İlâhî’l-icâbete’l-icâbeh. Yâ men ecâbe Nûhan fî kavmihî. Yâ men nasara İbrâhîme alâ a’dâihî. Yâ men redde Yûsufe alâ Ya’kûbe. Yâ men keşefe durra Eyyûbe. Yâ men ecâbe da’vete Zekeriyyâ. Yâ men kabile tesbîha Yûnusebni Metta.
Nes’elüke bi esrâri ashâbi hâzihîd-da’vâti en tekable minnâ mâ bihî deavnâke, ve en tu’tıyenâ mâ se’elnâke. Encih lenâ va’dekel-lezî vaadtehü li ibâdike’l-mü’minîn. Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn. İnkatâat âmâlünâ ve izzetike illâ minke, ve hâbe recâünâ ve hakkıke illâ fîke.
İn ebtaet gâratü’l-erhâmi vebteadet fe akrabu’ş-şey’i minnâ gâratullâhi. Yâ gâratallâhi ciddî’s-seyre müsri’aten fî halli ukdetinâ.
Yâ gâratallâhi adeti’l-âdûne ve cârû ve recevnallâhe mücîren ve kefâ billâhi veliyyen ve kefâ billâhi nasîrâ.
Hasbünallâhü ve ni’me’l-vekîl
Hasbünallâhü ve ni’me’l-vekîl
Hasbünallâhü ve ni’me’l-vekîl
Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm.
İstecib lenâ. Âmîn, âmîn, âmîn.
Fe kuti’a dâbiru’l-kavmillezîne zalemû velhamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm.
Ve sallallâhu alâ seyyidinâ Muhammedin’nebiyyi’l-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellem.
Sadakallahül Aziym. Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemiyn.
"Âmîn, âmîn, âmîîn."
"Ve nünezzilu minel Kur'âni mâ huve şifâun ve rahmetun lil mu'minîn, ve lâ yezîduz zâlimîne illâ hasârâ."
"inteha Dua el Kahriye"
Bina Eden Raşit Tunca
Schrems,30.06.2026
Kahriye Risalesi
Giriş: İslam'da Adalet ve Dua Anlayışı
İslam inancında adalet, yalnızca ahirete ertelenen bir olgu değil, dünya hayatında da tecelli eden ilahi bir dengedir. Zulüm işleyen, haddi aşan ve özellikle Allah'ın dinine, peygamberine ve müminlere saldıranlar, ilahi adaletin tecellisine davetiye çıkarırlar. Bu bağlamda "Kahriye Duası", mazlumun zalim karşısında Allah'a sığınmasının ve ilahi kahredici gücü talep etmesinin bir ifadesidir.
Utbe bin Ebî Leheb Kıssası: İlahi Adaletin Tecellisi
Utbe'nin Düşmanlığı
Utbe bin Ebî Leheb, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) amcası Ebû Leheb'in oğluydu. Peygamberlik öncesinde, Hz. Muhammed (s.a.v.) ile akrabalık bağlarını güçlendirmek amacıyla Efendimizin kızı Hz. Rukiye (r.anha) ile evlendirilmişti.
Ancak nübüvvet vazifesi başlayıp İslam daveti ortaya çıkınca, Ebû Leheb ve ailesinin kin ve inatları öne çıktı. Babasının baskısıyla Utbe, Hz. Rukiye'yi terk ederek boşadı. Bu, sadece bir evliliğin sonu değil, aynı zamanda Haşimoğulları içindeki derin bir ayrılığın başlangıcıydı.
Utbe'nin düşmanlığı burada kalmadı. Necm Sûresi nazil olduktan sonra, Peygamber Efendimiz'in huzuruna gelerek hakaretler yağdırdı ve mübarek gömleğinden çekip yırttı. Bu, sözlü saldırının ötesinde fiziksel ve sembolik bir saygısızlıktı.
Peygamberin Duası
Bu çirkin saldırının ardından Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle dua etti:
"Allah'ım! Ona bir arslan gönder, onu yesin!"
Bu dua, kişisel bir öfke ifadesi değil, haddi aşmış bir zulme karşı ilahi adaletin tecellisi için bir niyazdı.
Duanın Kabulü
Utbe, bir ticaret kafilesiyle Şam'a giderken Ğadıra Vadisinde konakladı. Ebû Leheb, oğluna dair endişesini şu sözlerle ifade etti:
"Ey Kureyşliler! Oğlumu korumak için bir tedbir alın. Çünkü Muhammed ona beddua etti."
Tüm tedbirlere rağmen, gece bir arslan develerin arasından sızarak Utbe'yi buldu ve onu parçalayarak öldürdü. Kafiledeki hiç kimseye zarar vermedi. Bu olay, apaçık bir ilahi müdahale olarak kayıtlara geçti.
Kahriye Duası: Mazlumun Sığınağı
Hadis-i Şerif
"Mazlumun bedduasından sakınınız. Zira mazlumun bedduası ile Allah arasında perde yoktur."
(Buhârî, Müslim)
Duânın Mahiyeti
Kahriye Duası, zulme uğrayanların Allah'ın "Kahhar" (kahredici, her şeye galip gelen) ismiyle düşmanlarına karşı yardım dilemesidir. Temel mesajları:
Allah'ın kudreti her şeye yeter, kuluna şah damarından yakındır.
Geçmiş peygamberlerin düşmanlarının nasıl helak edildiği hatırlatılır (Firavun, Lut kavmi, Hud kavmi, Nuh kavmi, Fil ordusu).
Zalimlerin hile, büyü ve saldırılarından Allah'a sığınılır.
"Yâ Kahhâr" zikriyle Allah'ın kahredici gücünün tecellisi niyaz edilir.
Sonuç
Utbe bin Ebî Leheb kıssası, İslam inancındaki ilahi adalet anlayışının somut bir örneğidir. Bu olay bize şunu öğretir: Zulmeden, hak ettiği karşılığı mutlaka bulur. Bu, dünyada da olabilir, ahirette de. Mazlumun ahı ise, arşın titrediği, kabul olunmuş bir duadır.
Kahriye Duası, mazlumun zalim karşısında çaresiz olmadığını, Allah'ın kahredici gücüne sığınarak ilahi adaleti talep edebileceğini hatırlatır. Ancak unutulmamalıdır ki:
Dua, kişisel hesaplaşma aracı değil, ilahi adalete havale etme vesilesidir.
Mümin, öncelikle sabır ve af yolunu tercih etmeli, zulüm haddi aştığında ilahi adalete sığınmalıdır.
Duanın kabulü, Allah'ın takdirine bağlıdır; her beddua kabul olunmaz, her zalim hemen cezalandırılmaz.
Nihai adaletin sahibi olan Allah, her zaman mazlumun yanındadır. Bu, müminin en büyük tesellisidir.
"Allah zalimleri sevmez." (Âl-i İmrân, 57)
HiZBÜL GÂRIYE
Kahriye Duası Budur
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
Yâ Mücîbe'l-muztarîn! Yâ Gıyâse'l-müstağîsîn! Yâ Kâle'l-hısnî'l-manî'! ağîsnî
Ey Rabbim! Ey kendisine yakın olana, kendisinden daha yakın olan Rabbim! Şah damarından daha yakın olan Rabbim! Yarattığı kullarına şah damarından daha yakın olan Rabbim! Ey gücü her şeye yeten Rabbim!
Dağların Hakimi, göllerin Hakimi, denizlerin Hakimi, insanların Hakimi, hayvanların Hakimi, bitkilerin Hakimi, cinlerin ve meleklerin Hakimi, kâinatın Hakimi olan Allah'ım!
Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehul mulku ve lehul hamdu ve huve alâ kulli şey'in kadîr.
Allah'tan başka ilah yoktur. O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır. Ve O, her şeye kadirdir.
Hükmüyle her şeye kadir olan rabbim, Benim ile husumetlim olan düşmanlarımın arasındaki davada, bana yaptıkları haksız saldırılara karşı onların hesabını sen gör, ya Rabbi!
Ey denizin derinliklerinde Yunus'un (a.s.) sesini duyan Rabb'im, sesimi duy, duama icabet et!
Ey yakınlardan yakın olan Rabb'im! Ey gariplerin sesini duyan Rabb'im! Ey kimsesizlerin sesini duyan Rabb'im! Sana inanan kullarına yardım et, ya Rabbi!
Düşmanlarım her türlü hileyle, sihirle, büyüyle, elleriyle, dilleriyle bana ve aileme saldırıyorlar. Düşmanlarımızı sana havale ettim, ya Rabbi!
Ey kahrettiğini yerle bir eden! Ey nice milletleri yer altına indiren, denizlerin dibine gömen, dağların altına gömen! Seslerini, soluklarını kesen, bir daha sesleri gelmeyecek şekilde cehennemin dibine gömen Rabb'im!
Ey kahrı perişan eden Rabb'im! Düşmanlarım, hizbi ve yandaşları bana ve aileme zulmettiler. İşime, aşıma, parama, puluma, evime, barkıma, sağlığıma, çoluk-çocuğuma elleriyle ve dilleriyle zulmettiler. Bu zalimlerin hakkından ancak sen gelirsin. Yardımcım sensin, ya Rabbi!
Ey Musa'nın (a.s.) düşmanlarını denizin dibine gark eden Rabb'im!
Ey Lut'un (a.s.) düşmanlarını yanardağ ile yakıp kavuran Rabb'im!
Ey Hud'un (a.s.) düşmanlarını fırtınayla helak eden Rabb'im!
Ey Nuh'un (a.s.) düşmanlarını suda boğan Rabb'im!
"Yâ Mücîbe'l-muztarîn!" = "Ey çaresizlerin duasına icabet eden!"
"Yâ Gıyâse'l-müstağîsîn!" = "Ey yardım isteyenlerin imdadına yetişen!"
"Yâ Hısnâ'l-manî'!" = "Ey koruyucu, sağlam kale!"
"Lâ ilâhe illallâh" ise manevi bir kaledir; duvarları tevhid ile örülmüş, mümini koruyan bir zırhtır. Biz o kaleye sığındık.
Ey intikam alıcıların en yücesi! Benim ve ailemin intikamını da al, ya Rabbi! Acilen, acilen ve acilen bu duama icabet et, ya Rabbi!
Ben ve ailem sana iman ettik, sana inandık, sana güvendik, sana dayandık. Yardımcımız sensin, ya Rabb'im!
Ey imdat edenlerin en yücesi! Ey sığınılacak en büyük kale!
"Lâ ilâhe illallah" kalemdir buyurdun. Sana iman ettik, senden başka ilah olmadığına iman ettik. "Lâ ilâhe illallâh" ise manevi bir kaledir; duvarları tevhid ile örülmüş, mümini koruyan bir zırhtır. Biz o kaleye sığındık. Koru bizi Rabbim.
Beni ve ailemi, bu zalim düşmanlarımın, hizbinin, yandaşlarının ve ordularının şerrinden sen koru, ya Rabbi!
Katında bir nebze değerimiz varsa, bizi haksız zulme uğratan bu şeytanlaşmış insanların şerrinden bizi sen koru. Onların haddini, hesabını sen bilirsin. Bir daha o düşmanlıkları yapamayacakları şekilde acilen hesaplarını gör. Ummadıkları yerden karşılarına, haddinden gelemeyecekleri düşmanlar çıkar, yâ Rabbi!"
Ey fil ordusunu siccîn taşlarıyla delik deşik eden Rabb'im! Bu şeytanlaşmış insanları ve ordularını siccînlerle delik deşik et, ya Rabbi!
Senin ordularının hesabını kimse bilemez. Gizli ve aşikâr ordularınla bana ve aileme yardım et, ya Rabbi!
Zalimlerin hakkından ancak sen gelirsin, ya Rabbi!
Kahhar isminin hürmetine düşmanlarımı kahrı perişan eyle, ya Rabbi!
Yâ Kahhâr (200 defa)
Vehüvel gâhiru vâhidil kahhâr (7 defa)
Yâ Kahhâr (40 defa)
Vehüvel gâhiru yâ vâhidel kahhâr (7 defa)
Yâ Gâhiru, yâ Gâhiru, yâ Gâhiru (3 defa)
Vehüvel gâhiru yâ vâhdel kahhâr (7 defa)
Kahhar isminin hürmetine düşmanlarımı kahrı perişan eyle, ya Rabbi! Onların ordularını ve yandaşlarını da kahrı perişan eyle, ya Rabbi!
Âmîn! Rabbena vetekabbel bi duai! Rabbenağfirli veli valid eyye velil müminine yevme yekumül hisab! İstecib duaene bi rahmetike ya Erhamerrahimin!
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel kâfirîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel kâfirîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel müşrikîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel müşrikîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel münâfikîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel münâfikîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel hâsidîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel hâsidîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel fâsıkîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel fâsıkîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel hâinîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel hâinîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel kâzibîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel kâzibîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel müfsidîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel müfsidîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel müsrifîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel müsrifîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel aduvvîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel aduvvîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmes sâhirîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmes sâhirîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmin neffâsâtil ukad, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmin neffâsâtil ukad.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel mücrimîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel mücrimîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmez zâlimîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmez zâlimîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmel vahşiyîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmel vahşiyîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmis seyyi'etil müseyyiîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmis seyyi'etil müseyyiîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmil hıyelil küllü mütehayyilîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmil hıyelil küllü mütehayyilîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmin nazerel hâinîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmin nazerel hâinîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmil keşfel küfril kâşifîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmil keşfel küfril kâşifîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmiş şemâteti küllü şâmitîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmiş şemâteti küllü şâmitîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmil 'amelil bahîlîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmil 'amelil bahîlîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmil gafelel gâfilîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmil gafelel gâfilîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmil 'amelil yürâun, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmil 'amelil yürâun.
(Burada "yürâun"; malıyla caka satan, gösteriş yapan, kibirlenen, "ben varım sen yoksun" havasındaki ahmaklar demektir.)
Vallâhu lâ yuhibbu kavmil 'acelel küllü mu'accilîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmil 'acelel küllü mu'accilîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmit tecâveze'l mütecâvizîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmit tecâveze'l mütecâvizîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmil inkâre'l münkirîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmil inkâre'l münkirîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmil iftirâe'l müfterîn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmil iftirâe'l müfterîn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmis serîgale'l müserigûn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmis serîgale'l müserigûn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmin nâkısa'l munkısûn, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmin nâkısa'l munkısûn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmed deccâl ve havâssahû, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmed deccâl ve havâssahû. Ve eûzü bike yâ Rabbi en yahdurûn.
Vallâhu lâ yuhibbu kavmeş şeytânirracîm ve hizbihî, fe ulâike humuz zâlimûn. Kezâlike yeczillâhü kavmeş şeytânirracîm ve hizbihî. Ve eûzü bike yâ Rabbi en yahdurûn.
Ve küllün kânû zâlimîn. İnnallâhe lâ yehdîl kavmez zâlimîn.
E lâ la'netullâhi alez zâlimîn!
Ve men yürid fîhi bi ilhâdin bi zulmin nüzıkhü min azâbin elîm. İnnehû lâ yüflihuz zâlimûn.
Rabbenâ! İnneke men tüdḫili'n-nâre fekad ahzeytehû, vemâ liz zâlimîne min ensâr.
İnnehüm seyuğrakûne ğarkan. İnnehüm muğrakûn.
Rabbenâ! İnneke men tüdḫili'n-nâre fekad ahzeytehû, vemâ liz zâlimîne min ensâr.
Ve hum zâlimûn, innehüm muğrakûn.
Fe lemmâ ehazethümut tûfânu ve ağrakahüm, kulil hamdü lillâhillezî neccânâ minel kavmiz zâlimîn.
Eûzü billâhi mineş şeytânirracîm.
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Elhamdü lillâhi rabbil âlemîn. Errahmânirrahîm. Mâliki yevmid dîn. İyyâke na'budü ve iyyâke neste'în. İhdinas sırâtal mustakîm. Sırâtallezîne en'amte aleyhim, gayril mağdûbi aleyhim ve led dâllîn.
Rabbenâ âtinâ fid dünyâ haseneten ve fil âhireti haseneten ve gınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn.
Rabbenâğfirlî ve li vâlideyye ve lil mü'minîne yevme yekumül hisâb.
Âmîn, âmîn, âmîn.
Ve selamün alel mürselin velhamdülillahi rabbil alemin.
"Bismillâhirrahmânirrahîm."
"Kul huvallâhu ehad. Allâhus samed. Lem yelid ve lem yûled, ve lem yekun lehû küfüven ehad." (3 defa)
"Eûzu billâhi mineş-şeytânir racîm."
"Bismillâhirrahmânirrahîm."
"Elhamdulillâhi rabbil âlemîn, errahmânirrahîm, mâliki yevmid dîn. İyyâke na'budu ve iyyâke neste'în. İhdinas sırâtal mustakîm, sırâtallezîne en'amte aleyhim, gayril mağdûbi aleyhim ve led dâllîn."
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil
Ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr, ğufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. Mâ eğnâ anhu mâluhû ve mâ keseb. Seyeslâ nâren zâte leheb. Vemraetuhû hammâletelhatab. Fî cî dihâ hablun min mesed.
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Elem tera keyfe fe’ale rabbuke biashâbilfîl. Elem yec’al keydehum fî tadlîl. Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl. Termîhim bihicâratin min siccîl. Fece’alehum ke’asfin me’kûl.
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Li’î lâfi Kurayş’in. Îlâfihim rihleteşşitâi vessayf. Felya’budû rabbe hâzelbeyt. Ellezî et’amehum min cû’in ve âmenehum min havf.
Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag.
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim.
Bismillâhirrahmânirrahîm
Allâhümme bi sâtaveti ceberûti kahrike, ve bi sur’ati igâseti nasrike, ve bi gayretike lintihâki hurumâtike, ve bi himâyetike li meni’htemâ bi âyâtike.
Nes’elüke yâ Allâhü yâ Karîbü yâ Semî’u yâ Mücîbü, yâ Serî’u, yâ Müntekımü, yâ Şedîdel batşi, yâ Cebbârü yâ Kahhârü, yâ men lâ yu’cizühû kahru’l-cebâbireti, ve lâ ya’zümü aleyhi helâkü’l-mütemirrideti mine’l-mülûki ve’l-ekâsırati, en tec’ale keyde men kâdenî fî nahrihî ve mekre men mekere bî âiden aleyhi, ve hufrate men hafere lî vâkıan fîhâ, ve men nasabe lî şebekete’l-hidâ’ı’c’alhü yâ Seyyidî müsâkan ileyhâ ve musâdan fîhâ ve esîren ledeyhâ.
Allâhümme bi hakkı “Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd” ikfinâ hemme’l-üdâ ve likkıhimür-redâ vec’alhüm li külli habîbin fedâ ve sellit aleyhim âcile’n-nıkmeti fi’l-yevmi ve’l-gadâ.
Allâhümme beddid şemlehüm, Allâhümme ferrik cem’ahüm, Allâhümme kellil adedehüm, Allâhümme füllil haddehüm, Allâhümmec’alid-dâirete aleyhim, Allâhümme evsılil’azâbe ileyhim, Allâhümme ahric-hüm an dâiretil-hılmi veslüb-hüm mededel-imhâli ve gull eydîyehim verbit alâ kulûbihim ve lâ tübelliğ-hümül-âmâl. Allâhümme mezzık-hüm külle mümezzakın mezzaktehü li a’dâike intisâren li enbiyâike ve rusülike ve evliyâike.
Allâhümme’ntasır lenâ intisârake li ehbâbike alâ a’dâike.
Allâhümme lâ tümekkini’l-a’dâe fînâ, ve lâ tüsellıt-hüm aleynâ bi zünûbinâ.
Hâmîm, Hâmîm, Hâmîm, Hâmîm, Hâmîm, Hâmîm, Hâmîm. Hummel-emru ve câe’n-nasru fe aleynâ lâ yunsarûn.
Hâmîm, Ayn-Sîn-Kâf. Himâyetünâ ve vikâyetünâ mimmâ nahâf. Allâhümme kınâ şerre’l-esvâi ve lâ tec’alnâ mehallen li’l-belâyâ. Allâhümme a’tınâ emeler-recâi ve fevka’l-emeli. Yâ Hû, Yâ Hû, Yâ Hû. Yâ men bi fadlihî li fadlihî nes’elü. Nes’elüke’l-acele’l-acele’l-acele. İlâhî’l-icâbete’l-icâbeh. Yâ men ecâbe Nûhan fî kavmihî. Yâ men nasara İbrâhîme alâ a’dâihî. Yâ men redde Yûsufe alâ Ya’kûbe. Yâ men keşefe durra Eyyûbe. Yâ men ecâbe da’vete Zekeriyyâ. Yâ men kabile tesbîha Yûnusebni Metta.
Nes’elüke bi esrâri ashâbi hâzihîd-da’vâti en tekable minnâ mâ bihî deavnâke, ve en tu’tıyenâ mâ se’elnâke. Encih lenâ va’dekel-lezî vaadtehü li ibâdike’l-mü’minîn. Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn. İnkatâat âmâlünâ ve izzetike illâ minke, ve hâbe recâünâ ve hakkıke illâ fîke.
İn ebtaet gâratü’l-erhâmi vebteadet fe akrabu’ş-şey’i minnâ gâratullâhi. Yâ gâratallâhi ciddî’s-seyre müsri’aten fî halli ukdetinâ.
Yâ gâratallâhi adeti’l-âdûne ve cârû ve recevnallâhe mücîren ve kefâ billâhi veliyyen ve kefâ billâhi nasîrâ.
Hasbünallâhü ve ni’me’l-vekîl
Hasbünallâhü ve ni’me’l-vekîl
Hasbünallâhü ve ni’me’l-vekîl
Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm.
İstecib lenâ. Âmîn, âmîn, âmîn.
Fe kuti’a dâbiru’l-kavmillezîne zalemû velhamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm.
Ve sallallâhu alâ seyyidinâ Muhammedin’nebiyyi’l-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellem.
Sadakallahül Aziym. Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemiyn.
"Âmîn, âmîn, âmîîn."
"Ve nünezzilu minel Kur'âni mâ huve şifâun ve rahmetun lil mu'minîn, ve lâ yezîduz zâlimîne illâ hasârâ."
"inteha Dua el Kahriye"
Bina Eden Raşit Tunca
Schrems,30.06.2026